Fabrika İçi Lojistik Outsourcing'i... Başarının
Anahtarı Nedir ?
Dış Kaynak kullanımı özellikle
rekabetin globalleştiği ve şirket birleşme ve evliliklerinin yoğun
olduğu, ölçek ekonomisi ve fiyat rekabeti ilişkisinin kuvvetlendiği
bir dönemde imalat tesislerinin her noktasında daha etkin bir kullanım
ihtiyacı getirmektedir.
Fabrikaların imalat süreçlerinde
en kritik fonksiyonlardan birisi "malzeme hareketi"dir. Lojisitk
denildiğinde genellikle akla ilk olarak fabrika dışı lojisitik
gelmekte olup, fabrika içi malzeme hareketi yani iç lojistik aktivite
yeni dönemde ön plana çıkmaktadır.
Fabrika içi malzeme hareketinin
sağlanması kapsamında ana başlıklar olarak;
- İdari Kabul
- Hammade Depoya Sevkiyat ve Stoklama
- Hammade / Ara Mamullerin Üretim Postalarına ve Postalar arası nakliyat
- Parça Seçme/Yerleştirme ve Birleştime
- Son Ürün Taşıma
- Son Ürün İstifleme
- Ambar Yönetimi
olarak sıralayabiliriz.
Üretim zincirinin önemli adımlarından bir tanesi
olan iç lojisitk aktivite, imalat tesislerinin ana rekabet avantajlarının
oluşmadığı fakat büyük ölçekte maliyetlerin oluştuğu bir noktadır.
İç lojisitk aktivite de basit olarak iki kaynaktan faydalanılmaktadır;
İnsan ve Taşıma Araçları.
Bu her iki adımda dış kaynak kullanımı ile sinerji
içinde Ekol-TBUL tarafından sağlanabilmektedir. Ekol-TBUL bu noktada
fabrikanın ihtiyacı olan makina (taşıyıcı elemanlar) ve insan kaynağını
birlikte veya ayrı ayrı olarak sağlayabilmektedir.
Ekol-TBUL, İç Lojisitik alanını ana iş alanı olarak
tanımlayan ve bu doğrultuda A-Z'ye tüm süreç yönetimini üstlenen,
odaklanan bir Proses içi Dış Kaynak Firması olarak Türkiye'de bir
ilki başarmıştır.
Diğer proses dışı tedarikçiler hizmet firmaları,
örneğin temizlik firmaları, ve taşıyıcı eleman satıcı ya da kiralayıcı
kurumlar bu alana sadece kaynak tedariği sağlamakta ve ana iş alanları
olarak İç Lojisitik tanımlanmadığından odaklanamamaktadırlar. Bu,
müşteri yani fabrikaların, istedikleri başarı seviyesini yakalayamamalarına
sebep olmaktadır. Ekol-TBUL'un ana farkı kurum olarak kendine koyduğu
çalışma vizyonu ve felsefesidir.
Ölçekten ve kurgu derinliğinden bağımsız şekilde
detaylı bir fizibilte çalışması ile başlayan sürecimizde, imalatçının
ana öncelikleri ve kendi iç sistemi incelenir. Bu incelemeyi takiben
sürece etki edecek ana değişkenler ve risklerin tespiti yapılır.
Süreçte kullanılacak makina ve insan kaynağı konfigurasyonları
müşteri ile beraber oluşturulur ve müşterinin kendi sürecinde ana
iyileşme sağlayabileceğini düşündüğü noktalar ilk baştan belirlenir.
İş başlangıcı oncesi kaynaklar üzerinde tam hakimiyet sağlanması
için gerekli izlenebilirlik parametreleri oluşturulur. Bu parametreler
hem Ekol-TBUL'un proje yönetimi, hem de müşteriye sürekli geri
besleme sağlayacağımız raporların altyapısını oluşturmaktadır.
Özellikle operatör olarak çalışacak kaynaklara temel eğitimleri
(Kalite, İş ve İşçi Güvenliği, Çevre) takiben süreçte alacakları
rollere ilişkin (taşıyıcı makina kullanım talimatları) eğitimler
verilir ve sınavlar uygulanır.
Proje başlangıcı ile süreç performansları izlenmeye
başlayacak, zaman etüdleri yapılmaya ve değerlendirmeler ve öneri
setlerinin oluşturulması bir sürekli iş adımı haline gelecektir.
İç Lojistik'te başarı bu yaklaşım ile ancak sağlanabilmektedir.
Sürecin sağlıklı yönetilmesi ve katma değerin yaratılabilmesi için
Ekol-TBUL bünyesinde kurulmuş olan Mühendislik Destek ekibi
gereken çalışmalara katılım sağlamaktadır.
Ekol-TBUL İç Lojistik ekibimiz hakkında detaylı bilgi
alabilmek için lutfen bizimle irtibata
geçiniz.
|